Dil Öğrenme Teknikleri
Arapça Yazısı hakkında bilgi PDF Yazdır e-Posta
ArzNet tarafından yazıldı   
Cuma, 20 Mart 2009 10:53
Arap Dili ve Yazısı
Arapça yazı örneği

Arapça, Afro-Asyatik (Hamito-Semitik)'dillerin alt grubundaki Semitik dil ailesine mensuptur. Arapça, Arabistan yarımadası lehçeleri, Irak lehçeleri, Suriye lehçeleri, Mısır lehçeleri ve Kuzey Afrika lehçeleri gibi beş ana lehçe öbeğine ayrılır. Bu dil Arap Yarımadası'ndan Bereketli Hilal (The Fertile Crescent) boyunca Atlantik Okyanusu'na kadar ulaşan geniş bir alanda konuşulan dünyanın önemli dillerinden biridir.

Dünyada yaklaşık 350 milyon insanın anadili olan Arapça, bir milyarı aşkın müslümanın ibadet dili olması yanı sıra, Suudi Arabistan, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri gibi 22 Arap ülkesinin resmi dilidir. Bu dilin dünyadaki önemi ve rolünün büyüklüğü sonucunda, Birleşmiş Milletler Örgütü 1974'de Arapça altıncı resmi dil kabul etmiştir.

Arapça büyük medeniyet, kültür ve imparatorluklar doğuran dillerdin başında gelir. Arapça'nın kullanımı 7. yüzyıla kadar Arap Yarımadası içine sınırlı kalmış, İslamiyetin gelişiyle birlikte Arap yarımadasının dışında büyük bir hızla yayılarak, Irak, Suriye, Mısır ve Kuzey Afrikayı kuşatmış, oradaki dillerin yerini almış ve bir kültür ve medeniyet dili olmuştur. Sonraki asırlarda İslami fetihlerin sürmesiyle Arapça doğuda Afganistan ve en batıda İspanya'ya kadar uzanan bölgede konuşulan dil haline gelmiştir. Ayrıca Osmanlıca dilinde büyük bir rol oynar.

Arap alfabesinin, Nabat dilinden türediği kabul edilmekle birlikte nasıl, ne zaman ve nerede oluştuğu konusunda kesin bilgiler bulunmamaktadır. İslam'dan önceki cahiliye diye adlandırılan dönemde edebiyat özellikle şiir çok üst düzeylere çıkmıştı. Ancak yine de yazma konusunda ileri seviyelere ulaşılmamıştı. Muhammed devrinde iki alfabe kullanılıyordu:

  • Nash: Kitap ve yazışmalarda kullanılan, yuvarlak harflerle ve bitişik olarak yazılmış el yazısı şekli
  • Kufi: Çoğunlukla dekoratif amaçlar için kullanılan keskin köşeli harfleri olan yazı şeklidir.

Arap alfabesi ElifBe'si 28 harften oluşur. 28 harfli şimdiki alfabe temel olarak harflerin üzerine ya da altına koyulan işaretlerle (hareke)belirtilen sesli ya da sessiz harflerden oluşur. Bu işaretler genelde kullanılmamalarına rağmen, ortaokul kitaplarında ve Kuran'ın tüm basımlarında yer alır. Diğer Semitik diller gibi Arapça da sağdan sola doğru yazılır. alfabe Farsça, Urdu ve Peştuce, Sindhi(sadece Pakistan'da) gibi diğer birçok dilde de kullanılır. Arapçada harfler tek başlarına, sözcük başında, sözcük ortasında ya da sözcük sonunda olmalarına göre değişik biçimler alırlar. Arapçada üç sözcük türü vardır: fiil, ad, harf ya da edat. Adların eril ve dişil biçimleri vardır.

Konuşulan Arapça doğal olarak ülkeden ülkeye değişir. Fakat klasik Arapça, Kuran dili, 7. yüzyıldan beri büyük ölçüde değişmeden kalabildi. Dilin standartlaştırılması ve geliştirilmesinde büyük bir itici güç olarak yer aldı. Farklı ülkelerden gelen eğitimli Araplar buluştuğunda, genellikle klasik Arapça aracılığıyla iletişim kurarlar. Arap Yarımadası'nın Güney kıyısında güney Arapça olarak bilinen birçok lehçe konuşulur. Fakat bu diller kuzeyin Arapça'sından o kadar farklıdır ki güney Arapça çoğu zaman ayrı bir dil olarak kabul edilir. Modern Arapça; temel sözcükler, morfoloji ve sözdizimi bütünü bakımından Kur'an'daki gibidir.

Günümüzde yaygın olan pek çok dil Arapça'nın zengin söz varlığından pek çok sözcük almıştır. Türkçe'de pek çok Arapça kökenli sözcük bulunmaktadır. Ayrıca İngilizce'ye, birçoğu Arapça'nın ön eki -al ile başlayan birçok sözcük katmıştır. Bunlardan bazıları; algebra, alcohol, alchemy, alkali, alcove, ve albatrostur. Diğerleri ise; mosk, minaret, sultan, elixir, harem, girate, gazelle, cotton, amber, sofa, mattress, tariff, magazine, arsepial, syrup, sherbet ve artichoke. "Coffee" (kahve) de İngilizce'ye Türkçe ve İtalyanca yoluyla giren Arapça bir sözcüktür. "Assasin" (suikast) sözcüğü "haşhaş bağımlıları" anlamındaki "haşaşin" gibi bir Arapça sözcükten gelir.

Son Güncelleme ( Cuma, 20 Mart 2009 10:54 )
 
Öğrencilerimiz Ne Dedi? PDF Yazdır e-Posta
ArzNet tarafından yazıldı   
Cuma, 05 Aralık 2008 07:44

 

ARAPÇA ÖĞRETİM TEKNİĞİMİZ HAKKINDA

ÖĞRENCİLERİMİZİN GÖRÜŞLERİ 

Ben Şaban PİRİŞ hocanın Arapça kursuna katılan öğrencilerden biriyim. Hocamızın, anlatım Tekniklerini çok seviyorum. Çok  sade ve herkesin anlayacağı bir şekilde ders veriliyor. Buda zor olan Arap dilini bizim daha kolay anlamamızı sevmemizi, sevdirmemizi ve hatta bizim bile Arapça öğretmeyi düşünmemizi sağlıyor ileride hocamızın çok daha büyük işler yapacağına o yolda ilerlediğine inanıyorum. Her ne yaparsa Rabbim yardımcısı olsun ve Allah razı olsun bize arapçayı sevdirdiğiniz için….  Aliye Özkan 


Benim buraya gelmekteki amacım hem Kuran Arapçası öğrenmek hem de ilahiyat önlisansa destek amacıylaydı… İlk başta anlamadığımı ve yapamayacağımı düşünüyordum fakat zamanla kursa devam ettikçe faydası olduğunu ve artık kelimeleri çözebildiğimi gördüm. Ben aslında derse fazla katılan bir öğrenci değilim fakat hocamızın gayreti ile her ders bizleri teşvik ettiği için o anda öğrendiğimiz daha kalıcı oluyor ve onu kolay kolayda unutmuyoruz.

Ders işleme yöntemine gelince imam hatiptekinden çok farklı. Dil bilgisini işledikten sonra yapılan Kur’an tefsiri kelimeleri tek tek açıkladığımız için çok faydalı oluyor. Artık tek başımıza kelimeleri anlamlandırabiliyoruz ve cümle kurmaya yavaş yavaş  başlıyoruz. Hocamıza buradan teşekkür ediyorum.  Dilek Temur 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Aralık 2008 09:11 )
Devamını oku...
 
Hafıza Teknikleri PDF Yazdır e-Posta
ArzNet tarafından yazıldı   
Pazartesi, 01 Aralık 2008 12:14

Nedir hafıza teknikleri uygulanırken dikkat edilmesi gereken ilkeler:   

1. Anlamlı Hale Getirin,

2. Belirli Biz Düzende Hafızanıza Alın,

3. Çağrışım Kurun,

4. Soyutları Somuta Çevirin ,

5. Zihinde Canlandırın (Hayal Gücü Kullanın), Gerçekleşmesi imkansız olan hayaller kurabilirsiniz.

6. Dikkat ve ilgi odaklayın yani kurulan çağrışımlar mümkün olduğunca dikkat çekici olmalı. Bu şekilde hafızaya kaydedilen bilgiler daha kolay hatırlanır.

   Kullanılan Hafıza Teknikleri ve Uygulama Örnekleri    Hafıza teknikleri konusunda uzmanlık kazanmış kişilerin ve araştırmacıların kullandıkları bazı hafıza tekniklerini ve nasıl uygulayabileceğinizi öğrenmeye ne dersiniz?

 

   1. Akrostiş Metodu:   

Akrostiş metodu, hafızaya alınmak istenen cümlelerin ilk harfleri kullanarak anlamlı veya kafiyeli, hafızada daha kalıcı olan başka bir kelime veya cümle oluşturma işidir. Burada iki ana kelime karşımıza çıkıyor; anlamlı ve kafiyeli. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler anlamsız olabilir, ancak kafiyeli ve hafızada kalıcı bir özelliğe sahiptir. örneğin; “SSK” , “MEB” gibi. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler ise anlamlı olabilmektedir. Örneğin “SENİ” akrostişi gibi.

   Uygulama Örneği:   

Dil bilgisi dersinde sıfat fiiller konusu vardır. Başlıca sıfat filer şunlardır; an (en), ası (esi), maz (mez), ar (er), dık (dik), acak (ecek), mış (miş).   

Bunları şu şekilde hafızanıza kaydedebilirsiniz: “Anası mezar dikecekmiş.” Daha sonra öğretmen size sıfat fiilleri yazılıda sorunu şu şekilde hafızanızdan çıkarıp kullanacaksınız; An - ası   mez - ar   dik - ecek - miş

   2. Bağlama Metodu:   

Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgilerin sunulan sırasına göre hafızaya alınması bu metodun ana noktasını oluşturmaktadır. Bu metot uygulanırken iki basamak kullanılır:   

1- Listelenen bilgilerin her maddesinin görsel şekli oluşturulur.   

2- Her maddenin görsel şekliyle bir sonraki madde arasında bağlantı kurulur.   

Böyle her bir madde birbiriyle görsel olarak bağlanacak ve zincir oluşturulacaktır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler görsel olarak öyküleştirilir. Böylece sağ beyin aktif hale gelir ve bilgiler hafızaya kaydedilmiş olur. Gerektiğinde ise yine aynı sırayla zihne çağrılarak kullanılır.

   Uygulama Örneği:   

Bu metodu kullanarak Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini sırayla hafızamıza alalım. Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünleri; zeytin, pamuk, tütün, şeker pancarı. Bu metodu kullanarak şu şekilde hafızaya alabilirsiniz; “Evde akşam uyurken karşınıza aniden kocaman, ejderhaya benzeyen bir kedi çıktı. Kedi size sert sert bakarak mar, mar (Marmara) diye sesler çıkarıyor. Ondan o kadar korktunuz ki hemen evden dışarı çıkarak tarım malzemelerinin bulunduğu dolabın içerisine girdin. Dolabın içerisi çok karanlıktı. Bu nedenle yerde bulunan zeytinleri görmeyerek dengenizi kaybettiniz ve kafanızı  dolabın içindeki pamuğa çarptınız. Kafanızdan musluktan boşalırcasına kan akmaya başladı. Kanın durdurmak için kafanızı dolapta bulunan tütün ile sardınız. O sırada acıdan bayıldınız. Uyandığınızda kendinizi şekerpancarı ekili olan tarlada.” Okuduğunuz bu paragrafı gözlerinizi kapatarak zihninizde anlamlandırın. Olayı yaşayın. Şimdi Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini bir kağıda yazın. Hepsi hafızanızda değil mi?

   3. Yerleşim Metodu:   

En eski hatırlama hafızaya alma tekniği budur. M.Ö. 500 yılan kadar uzanan bir hikayesi vardır. Bu metotta iyi bilinen sabit yerler ile hatırlanmak istenen bilgiler birbirine bağlanır. Daha sonra bu sabit yerlerde dolaşılır. Bu metotta iki önemli ilke vardır;

1- Bilinen yerleşim yerleri doğal bir şekilde ve mantıklı bir sırada ezberlenir. Yani her sayı bir yerle isimlendirilir.

2- Hatırlanmak istenen bilgi yürüyüşe çıkarılarak yerlerine yerleştirilir.

   Uygulama Örneği:   

1. Aşama: Yürüyüş yapağınız yerleşim yerlerini doğal, bildiğimiz tarzda ezberliyorsunuz. Bunun için bir yerden bir yere giderken uğradığınız yerler olarak da düzenlerseniz daha kolay ezberlersiniz. Evden okula giderken uğradığınız yerler.    a) ev   b) market    c) park

   2. Aşama: Hatırlanacak bilgiler belirlenir ve yürüyüş yapacağınız yerler ile bağlantı kurulur. Hatırlanacak kelimeler (Edebiyat dersinde öğretilen ve paragraf sorularının temelini oluşturan maddeler): a) öyküleme (hikaye etme), b) betimleme (tasvir etme) c) açıklama

   3. Aşama: Evden okula giderken uğradığınız yerlerin her birine hatırlamak istediğiniz bilgiyi yerleştireceksiniz. Bunu da hafıza teknikleri ilkeleri doğrultusunda yapacaksınız.   

A. Yürüyüş yapılan yer “ev”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “öyküleme (hikaye etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.    Evde sabah kahvaltısı yaparken babanızın size hayat hikayesini (öyküleme) anlattığını düşünebilirsiniz.   

B. yürüyüş yapılan yer “market”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “betimleme (tasvir etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.   

Marketin sahibi olan yaşlı bir amcanın size okuduğu sınıfı tasvir ettiğini hayal edebilirsiniz.   

C. yürüyüş yapılan yer “park”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “açıklama” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.    Parkın yanından geçerken kocaman bir çocuğun yolunuzu kestiğini ve size buradan geçmemenizi söylediğini. Bunun nedenini sorduğunuzda ise size açıklama yapmaya başladığınız hayal edebilirsiniz.

   4. Asma Metodu (Rakam-Şekil Metodu):   

Asma metodu 17. yüzyılın ortalarında Henry Herdson tarafından geliştirilmiştir. Yerleşim sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler somut olan nesnelere zihinsel olarak asılır. Bu metotta rakamlar benzediği bazı nesneler ile temsil edilir. Örneğin;   

1 sayısı kaleme benzediği için kalemle özdeşleştirilebilir.   

2 sayısı kuğuya benzediği için kuğuyla özdeşleştirilir.   

3 sayısı martıya benzediği için martıyla özdeşleştirilir.   

Sizde örnektekilerden farklı olarak size o sayıyı çağrıştıracak benzeşmeler kurabilirsiniz. Oluşturduğunuz benzeşmeleri (özdeşleşmeleri) ise ezberlemeniz gerekir. Sayıların benzediği nesnelere göre bir özdeşlik kuracağınız için ezberlemesi de hiç kuşkusuz daha kolay olacaktır.    Bu metot az ve öz bilgiyi hafızaya almak için kullanılması gereken bir yöntemdir.

   5. Fonetik Alfabe Metodu:     

Buraya kadar size dört adet çeşitli hafıza tekniklerinden bahsettik. Bir de öyle bir teknik var ki hepsinin en muhteşemi ve en kullanışlısı olarak görülmektedir. Bu metotla hafızaya bilgileri çok kolay ve rahat bir şekilde alabileceksiniz. Bu yöntem hafıza uzmanları tarafından da en çok kullanılan yöntemdir. Bu yönteme “fonetik alfabe metodu” denmektedir.   

 

Bu metodun temeli isminden de anlaşılabileceği gibi yeni bir alfabe oluşturmaya dayanır. Bu alfabeye de “fonetik hafıza alfabesi” ismi verilir.   

Fonetik hafıza metodu Wikelman´ın 1948 yılında alfabedeki harflerle sayıları eşleştirmesi sonunda keşfettiği sayı-harf sistemine dayanmaktadır.   

Bu hafıza tekniğinin diğer hafıza tekniklerine göre daha avantajlı olmasının nedeni sayıların hatırlanmasında daha kullanışlı olmasıdır.   

İsimlerin Hafızaya Alınması:   

İsimleri hafızaya alabilmek için şu ilkeleri uygulamalısınız;   

1- Bugünden itibaren tanıştığınız herkesin ismini hatırlamak için her şeyi yapacağınıza söz verin.   

2- İlk tanıştığınızda kişinin ismini doğru duymaya özen gösterin. Hatta tekrar etmelerini sağlayın. Mümkünse ona anlamını sorun.   

3- Onunla konuşurken ismiyle hitap edin ve sürekli ismiyle hitap etmeye çalışın.   

4- Tanıştığınız kişinin ismiyle daha önce tanıştığınız bir kişiyi veya nesneyi, materyali bağdaştırın.   

5- Kendinize bir defter tutun. Tanıştığınız kişilerin isimlerini o deftere yazın. Hatta benzeşmelerini de yazın. Yeni yeni isimlere karşı tecrübe edinin.   

6- İçinizden onun ismini tekrar edin.   

7- Tanıştığınız kişinin yüzüne bakın ve onu. Çok iyi tanıdığınız ve isme karşılık gelen biriyle özdeşleştirin.

   Yabancı dildeki bir kelime ve anlamı nasıl hafızaya alınır?   

Hafızanıza alacağınız yabancı dildeki kelimeyi belirliyorsunuz. Yabancı dildeki kelimenin okunuşuyla, anlamı arasında “güçlü hafıza teknikleri”nin ilkelerini uygulayarak bir çağrışım (bağlantı, hikaye) kuruyorsunuz. Nasıl mı? İngilizce´de “yemek” kelimesinin karşılığı “eat” dır.    Ve telaffuz edilirken “it” şeklinde telaffuz edilir. Şimdi bu kelimeyi ve anlamını hafızamıza alalım: “10 katlı evinizin balkonunda oturmuş yemek yerken sokaktan geçen bir itin zıplayarak yemeğinizi kapıp kaçtığını ve yediğini daha sonra it yemeğimi yedi diye bağırarak ağladığınızı hayal edebilirsiniz.”

web stats

Bu yazı daha önce Genç Gelişim dergisinde yayınlanmıştır.
Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Aralık 2008 09:06 )
 
Hafıza Eğitimi PDF Yazdır e-Posta
ArzNet tarafından yazıldı   
Pazartesi, 01 Aralık 2008 12:09
 

HAFIZA EĞİTİMİ NEDİR? 

Hafıza eğitimi: Bir bilginin çabuk, kolay ve kalıcı bir şekilde öğrenilmesini ve ezberlenmesini sağlatan sistemin adıdır. Bu tanımı biraz daha açarsak: Bir bilgi avcısını bekleyen üç büyük problem vardır ki, bu problemler çözülmeden sağlıklı bir öğrenme gerçekleşemez.

1. problem: Ezberleyememe problemidir. Bir metni defalarca okuruz, bir bilgiyi onlarca defa tekrar ederiz, belki bir o kadar da dinleriz ama yine de o bilgiyi ezberleyemeyiz. Hele bu bilgi, kimya formülleri, matematik denklemleri, yabancı dil kelimeleri gibi karışık bir bilgi ise, klasik metotlar ile bunları ezberlemek gerçekten çok zordur ve o bilgiyi ancak defalarca tekrar ederek ezberleyebiliriz.

2. problem: Ezberlediğini unutmak ve bilgiyi saklayamamaktır. Evet, metni ezberlemişizdir. Ezberlediğimiz yabancı dil kelimesi, kimya formülü, ya da sahamız ile ilgili bir metin artık aklımızdadır. Hatta birkaç defa bu bilgiyi kullanmışızdır. Ama birkaç gün, ya da birkaç hafta sonra bu bilgiyi unuturuz. Hatta birkaç ay sonra bu bilgiyi daha önce ezberlediğimizi bile unuturuz. İşte bu, unutma ve bilgiyi saklayamama problemidir ki, eğitilmemiş bir hafızayla bu problem asla çözülemez.

3. problem ise: Ezberlediğimiz bilgiye ulaşamama ve lazım olduğunda bilgiyi çıkartamama problemidir. Evet, bilgi beynimizin bir yerindedir, ama neresinde? Bilginin yerini bilmediğimizden ona ulaşamayız. Buna "yer meçhuliyeti" denilir.

Bilgi avcısının bu üç problemini, yani ezberleyememeyi, saklayamamayı ve çıkartamamayı öğrendikten sonra diyebiliriz ki, hafıza eğitimi: Kolay ve çabuk ezberlemeyi, ezberlediğimiz bilgiyi unutmamayı ve saklamayı, sakladığımız bilgiye de kolayca ulaşmayı öğreten eğitimin adıdır.

(KAYNAK: http://hafizamerkezi.com )

Son Güncelleme ( Pazartesi, 01 Aralık 2008 15:22 )
 


Slaytlar